Press "Enter" to skip to content

Doğu Avrupa ’16 Seyahat Öncesi

Bir kaç gündür süren yolculuk heyecanı ve hazırlık artık sona gelmişti. Rota kabaca belli olmasına rağmen sadece ilk iki gece konaklamamızı ayarladık.

Genel hatları ile motorları Trieste’den aldıktan sonra; Slovenya-Slovakya-Polonya-Ukrayna-Romanya-Bulgaristan üzerinden İstanbul’a geri dönmek şeklinde rotamını planladık.

Eşyalar hazırlandı. Çantalara yerleştirildi. Bu sefer daha da az eşya ile yola çıkmayı hedefledim ama ona rağmen çantalarda istedigim kadar boşluk bırakamadım maalesef. Böyle ara mevsimlerde orta ve kuzey Avrupa’ya gidince hem hava soğuk ve yağışlı oluyor, hem de gündüzleri sıcak. Dolayısıyla hem kışlık hem de yazlık kıyafet ve malzeme taşımak kaçınılmaz oluyor.

Hava durumunun su anki tahminlerine göre gündüzleri 20 derece akşamları ise 8 derece olacak gibi görünüyor. Rota ve zamanlamalara bakınca yağmur ya bizden önde ya da sonra gibi görünüyor.

Hem güvenlik hem de konfor için yan Zega çantalarla yola çıkmaya karar verdim. Çantalardan birine Metal Hammer’in verdiği Ed Force One sticker’ını yapıştırdım. Çok güzel oldu. Hatta motorun adı Eddie mi olsa diye düşünmeye başladım.

Serkan ile pazar saat 13:00’de RoRo’da buluşmak üzere sözleşmiştik . Son hazırlıkları tamamladıktan sonra yola çıkmaya hazırdım artık. Motoru garajdan çıkardım ve yüklemeleri yaptım. Aynı zamanda Çiğdem ve Düet de dışarı çıkmak için otoparka geldiler.

İşte Çiğdem’in çektiği foto:

Yolda GPS olarak Garmin’i de almakla beraber telefonu kullanmayı denemeye karar verdim. Çünkü gerek Google Maps gerek iGo bence Garmin’den çok daha iyi çalışıyorlar. iPhone 6 plus ekranı ile birlikte çok iyi oldu. Hafif bir vibrasyon olduğu için telefona zarar verir mi çok emin değilim ama aralarda kullanabilirim.

Oldukça sıcak ve kalabalık bir İstanbul trafiğinde Pendik limana ulaştım. Serkan’dan önce gelmiştim. Giriş yapıp içeride beklemeye karar verdim. Girerken güvenlik görevlilerinden birisi dönüşte kendisinin taksisi olduğunu söyledi. Telefonunu aldım ve böylece nasıl döneceğiz sorusunu da şimdilik kafamdan attım.

Serkan’ı beklerken:

Az sonra Serkan geldi. Girişte her zamanki arkadaş Fatih çalışıyordu. İçeride Beşiktaş formalı çalışanlar akşamki şampiyonluğun belli olacağı maç için şimdiden hazırlık yapmışlardı. Fatih fatura için işlemleri hazırladı ve gümrük işlemleri için yukarı çıktık. Her ikimizin de motoru ilk defa yurtdışına çıkıyordu. 3. .adım ise muayene memuruna gitmek oldu. Yaklaşık 100 metre ilerideki beyaz kulübedeki memura motorlarda gümrüğe tabi herhangi bir eşyamız olmadığını beyan edip 40 sn içinde oradaki işlemleri de tamamladıktan sonra ödeme yapmak için geri döndük. Bu arada Aydan diye bir arkadaşla tanıştık. İlk defa limandan çıkış yapacakmış. Goldwing’i vardı. Eşi ile birlikte İtalya İspanya civarında dolaşıp Yunanistan üzerinden dönmeyi planlıyormuş.

Fatura için kayıtlarımız olmadığından ilk önce cari hesap kartı yaratılması gerekiyormuş. Ama anlayamadığım bir nedenle cari hesap kartını şimdi oluşturamadıkları için faturayı elle kesti arkadaş. Umarım bir sıkıntı yaşamayız. Fatura bir motor ve uçak bileti tek yön 303 euro tuttu. Motoru alırken de İtalya’da yaklaşık 50 euro daha ödememiz gerekiyor. Bu arada artık Adria hava yolları yerine THY ile uçmaya başlamışlar. Ayrıca sefer saati sabah 04:00 yerine 06:55 olduğu için biraz daha uykumuzu almış olarak gidebileceğiz.

Geminin boşalması yaklaşık 2 saat sürdüğü için beklemek zorunda kaldık. Bu sırada Aydan ile sohbet ettik. Kendisinin doğru sayabildiysem sanirim 6-7 tane motoru var. Bunlardan 4 tanesi Harley. Bizi sohbet için garajına davet etti. Bir gün fırsat olursa mutlaka gitmek isterim.

Sonunda 4.aşama olan motorları yükleme aşamasına geçtik.

Her zaman motorları koydukları alt tarafa girdik. İlk önce yan ayağın değil diğer taraftan motoru bağladıkları için acaba doğru yapacaklar mı bu işi diye oldukça endişe ettim. Ama daha sonra her iki taraftan güvenli bir şekilde motorları bağladılar. Yalnız sonradan şaseden bağladığı halatın altına keşke bir şey koysaydım diye düşündüm. Umarım çizilme olmaz. Bu arada montu, pantolonu ve botları ve sırt korumayı çıkartıp motorun üstüne file ile bağladım. Orada kot ve ayakkabılarımı değiştirdim. Mor iç çamaşırımı umarım görmemişlerdir:)

Motorların bağlanma işi bittikten sonra anahtarları 2.kaptana vermek için odalarına gittik. Konuştuğumuz kişi 3.kaptandı. Toplam 4 tane kaptan varmış. Kendisine anahtarları teslim ettik. Her zamanki gibi motorları sürmemizde bir sakınca yok değil mi esprilerinden sonra çıkışa geçtik.

Çıkışta özel taksisi olan Murat beyi aradım. Buluştuk. Korkunç trafikte akşamki maça nasıl yetişeceğimi ve hangi şekilde karşıya geçsem diye düşünüp sonunda metrobüse karar verdim. Yol ve trafik gerçekten kötüydü. Bütün sahil açık bir ocak başına dönmüştü. İlk önce Aydan sonra Serkan’dan sonra metro durağına yakın bir yerde ben de inip metrobüsle karşıya geçtim. Maça 45 dk kala evde oldum. Öğlen bir şey yiyemediğim için deli gibi acıkmıştım. Hemen bir kadeh evdeki ouzo’dan koyup atıştırmalık bir şeyler hazırladıktan sonra 6 duble ve Beşiktaş’ın Osmanlıspor’u 3-1 yenip şampiyonluğunu ilan etmesini ile tura güzel bir başlangıç yapmış oldum.

UN RO-RO ile ilgili genel bilgiler

Web sayfası: www.unroro.com.tr

Telefon: 0(216)392 50 50

İşlemler sırası ile:

1- Girişteki ilk kulübede kimlik verip kart alıyorsunuz.

2- İkinci kulübede ruhsat ve plaka kontrolü. Gümrüğe tabi eşyanın olup olmadığının sorulması.

3- Girdikten sonra sol taraftaki büyük binanın giriş katında işlemlerin başlatılması.

4- Üst katta gümrük kaydının yapılması.

5- Daha sonra dışarı çıkıp denize doğru yaklaşık 50-100 metre mesafede sağdaki kulübede muayene işleminin yapılması.

6- Tekrar ana binada giriş katında ödeme işleminin yapılması.

7- Motorun gemiye yüklenmesi.

8- Motorun anahtarının geminin kaptanlarından birine teslim edilmesi.

Be First to Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *