Press "Enter" to skip to content

Kavala

2017’nin büyük turunu Ağustos ayında yapmayı planladığımız ve o zamana kadar bekleyecek sabrımız pek olmadığından arada kısa bir gezi yapmaya karar verdik. Zaten birlikte konuşacak çok mevzumuz birikmişti ve yaşadığımız hayatın yorgunluk ve stresini kısa bir süre için de olsa unutmak istiyorduk. İlk plan bu kısa geziyi 19 Mayıs gibi yapmaktı ama planlardaki değişiklikler yüzünden mümkün olmadı. En yakın ve uygun zaman olarak 1 Haziran perşembe günü ve onu bağlayan hafta sonu turu yapmaya karar verdik.

Küçük motor ekibimiz aslında ben dahil toplam 5 kişiden oluşuyor. Ama 5’imizin tam ekip çıktığı ve tam yaptığımız bir tur olmadı. Sadece Toroslar’ın bir kısmını dolaştığımız turun bir kaç gününde tam ekip bir arada olabildik. Bu mini geziye de 3 kişi çıkacağız gibi görünüyor. Ben, Serkan ve Soner.

Ekip ve zamanlama netleştiği için geriye güzergahı belirlemek kalıyor. Ben aslında şehir, insan ve kalabalık görmek istemediğim için trekking yapabileceğimiz ve orman ve dağlarda vakit geçirebilecemiz bir güzergah istiyordum. Her ne kadar aklımda Yenice Ormanları olsa da, ekipte ülkeden de çıkalım, tamamen ortamı değiştirelim düşüncesi ağır bastı ve Kavala, Bansko ve Plovdiv’i içeren kısa bir rota çizdik.

Turun heyecanı ve gerçekten herkesin yaşadığı sıkıntıları unutmak için bir fırsat olması sebebiyle plan yapmaya başladık. Ama meteoroloji tam bizim turun olacağı haftasonunu yağışlı gösteriyordu. Motorun üstündeyken yağmur yemekle ilgili çekincemiz olmasa da,  gittiğimiz şehirleri dolaşırken, fotoğraf çekerken yağmur yeme fikri canımızı sıktı. Plovdiv’de meteoroloji daha da ileri giderek sel uyarısı ve sarı alarm veriyordu. Meteorolojiye ve tahminlerine uzun zamandır inancım pek olmadığından  yağmur göstermeyen bir uygulama bulup ona inanma ümidiyle bulabildiğim tüm uygulamaları indirip incelemeye başladım. Accuweather bölgesel olarak yağmur olabileceğini ama genelde bulutlu bir havanın bizi beklediğini, yağmurun da akşam saatlerinde olacağını gösteriyordu. Ekip gezi tarihini bile değiştirmeyi düşünmeye başladığından ben de Accuweather tahminlerini paylaşıp şansımızı denemeye onları ikna ettim. Bir şeye karar verdikten sonra ertelemek bazen onu hiç yapamamak anlamına gelebiliyor.

Perşembe günü ekip tam gün izin aldı. Ben yarım gün aldığım için sabahtan işe gittim. Ev is oldukça yakın mesafede olmasına rağmen ilk önce motorla işe gitmeyi ve oradan doğrudan yola çıkmayı planlamıştım. Ama daha sonra motorla işe gidip, çantaları ofise çıkartıp, kıyafetleri değiştirip, sonra yola çıkmadan önce tekrar motor kıyafetlerini giyip, sonra çantaları motora yükleyip çıkmanın süreyi daha çok uzatacağını hesaplayıp evden motorla yola çıkmaya karar verdim. Sabah işte iki toplantıya girdikten sonra kalan bir saati doldurmak için iyice sabırsızlanmaya başladım. Çok daha büyük geziler yapmış olmamıza rağmen sanırım cidden bu geziye ve kafamı biraz boşaltmaya çok ihtiyacım varmış.

Saat 12:30’da Mahmutbey gişelerde buluşmak üzere sözleşmiştik. Ben de işten eve gelip hazırlandıktan sonra yola çıktım. Motorla yola çıkmadan önce en sevmediğim şey lastik havalarını benzin istasyonlarında şişirmekle uğrasmak. Hem benzinliklerdeki hava pompalarının uçlarının motor cantları için uygun olmaması, hem de ellerin kirlenmesi, yerlerin pis ve kaygan olması, bazen hava basınçlarının doğru gösterilmemesi başlıca sebepler. Ama doğru hava basıncı olmadan da yola çıkmamak gerekiyor. Bunun icin Touratech’den bir kompresör almıştım. Bir gece önce lastik basınçlarını bu kompresörle hallettiğim için benzinliğe uğramadan doğrudan yola çıkabildim.

Mahmutbey gişe çıkışına ekipten yaklasık 5 dk önce vardım. Onların da gelmesiyle yola çıktık. Öğlen saati olduğu için Tekirdağ’da köfte yemeye karar vermiştik. Şehirin içindeki köftecileri daha çok sevsem de vakit kaybetmemek için yol üstünde ve yılların köftecisi Özcanlar’da durduk. Yemekte Tekirdag üzümlerinden yapılan üzüm suyu içtik. Bu üzümlerin rakı için kullanılmasının daha faydalı olacağına karar verdim 🙂
Köfteler ise eskisi gibi değildi. İyice fabrikasyona dönmüşler ve lezzet kaybolmuş. Yolu buradan geçenler illa da Tekirdağ’da köfte yiyeceğim derse şehir içindekilere girmelerini tavsiye ederim.

Uzun zamandır ekipte intercom kullanmamızın çok faydalı olacağını söyleyip duruyordum. Daha sonra aramızda ilk olarak Soner Sena 20s aldi. Tarkan’la birlikte ben de ikili bir seti alıp paylaştım. Serkan henüz ikna olmadığı için almadı. İlk defa Sena’larla takılıyken bir araya geldiğimiz için köftelerimizi yerken Soner’le Sena’larimizi eşleştirdik (pairing) Sena ile ilgili daha sonra bir inceleme yazısı yazacagim. Ama özetle şunu söylemek isterim: bugüne kadar intercom almadığımıza üzüldüm.

Sınıra doğru yaklaşırken ilk yurtdışı gezimizi 2007’de Yunanistan’a yaptığımızda o zaman motor ekibinin bir parcasi olan Şahin’in taşıtmatiği ile yakıt aldığımız benzinliği görüp Soner’le yolda intercom üzerinden eski anılari yad ederek sınıra girdik.

Türk sınırında önümüzde sadece iki üç araba olduğu için hızlıca geçtik. Yunanistan pasaport kontrolünü de hızlıca geçtik ama gümrük tarafında iş yavaşlatma eylemi yaptıkları için geçiş kapısını kapatmışlar ve işlem yapmıyorlardı. Aldığımız bilgiye göre yarım saatte bir kapıyı açıp işlem yapıyorlarmış. Aslında işlem falan diye de bir şey yok. Bugüne kadar motorla geçerken hiç bir şey soran olmadı. Araba ile geçerkende bir kere; nereye gidiyorsun, arabada bir şey var mı diye sorduklarında denize gidiyorum mayom var dedikten sonra geçip gitmiştim.

Gençler Yunan Gümrüğünde kapının açılmasını beklerken:

Yaklaşık yarım saat sonra kapı açıldı ve geçmişte olduğu gibi el sallayıp bizi yolcu ettiler.

Kavala’ya gelmeden önce benzin için kısa bir mola verdik. İlk defa Yunanistan üzerinden gidecekler için bir bilgi vermek gerekirse, Yunanistan’da otoban üzerinde benzinlik yok. Mutlaka çıkıp bir yerleşim yerine girmeniz gerekiyor.

Kavala’da Oceanis adlı otelde rezervasyonu Soner yaptırmıştı. Ben daha önce ailecek kaldığımız bir otel olan Galaxy Otel ile karıştırdım. Ama daha sonra orası olmadığını anladım. Yine merkezde bir çok yere yürüme mesafesinde (zaten Kavala çok büyük bir yer değil) orta halli ama kalınabilir bir otel. Kapalı otoparkı olması da ayrıca bir avantaj. Her ne kadar bugüne kadar defalarca motor ve araba ile girmiş ve başımıza bir sey gelmemiş olsa da kapalı otopark motorla seyahatlerde her zaman tercih sebebi oluyor. Kavala küçük motor cenneti. Fakat buna küçük motor cehennemi de diyebiliriz. Çünkü hepsi korkunç egzoslarla donatılmış durumda ve sabaha kadar durmadan inanılmaz gürültülü bir şekilde vızır vızır geziyorlar. Rahat bir uyku istediğimiz için yola bakmayan odalarla bize ayrılmış odaları değiştirdik. Odalar otelin iç tarafına bakıyordu ve son derece sevimsizdi. Ama iyi bir uyku için en doğru hareketi yaptığımızı dışarı çıkıp motorların sesini duyduğumuzda bir kere daha anladık. Yemekten önce bir bira icmek için sahildeki kafelerden birine oturduk. Uzun ve yorucu bir sürüşten sonra güzel bir duş alıp daha sonra içilen biranın keyfi hiç bir şeyde yok.

Sipariş verdiğimiz biraların gelmesi biraz uzun sürünce hemen söylenmeye başladık. Sonra aslında hayatı ne kadar koşturarak ve hızlı yaşadığımızı konuştuk. Bir acelemiz yoktu. Sabah erken yola çıkmayı düşünmüyorduk. Önümüzde uzun bir gece vardı. Özellikle İstanbul’da hayat insanı sürekli koşuşturmak zorunda bırakıyor. Bir şeyi bitirmeden sürekli bir sonraki işleri planlamaya ve düşünmeye başlıyor insan. Sonuç olarak da o anı bile doğru dürüst yaşıyamıyoruz. Aynı anda bir çok seyle uğraşmak zorunda kalıyoruz. Özellikle iş hayatı multi tasking saçmalığıyla hiç bir işi hakkıyla yapamayan insanlar yaratmak için baskı yapıyor.
Bizim hafiften biraların gecikmesi ile ilgili konuşmamızı anlayan arka masadaki iki olgun yaştaki bayan yarım yamalak bir türkçe ile adeta konuştuklarımızı doğrularcasına biraların geleceğini acele etmememiz gerektiğini gülümseyerek bize söylediler. Biralar neredeyse tüm Yunanistan’da olduğu gibi tam olması gereken soğuklukta geldi. Belki de burada içtiğim ilk bira olmasından bilemiyorum ama Mythos burada içmeyi en çok sevdigim bira. Türkiye’de biraları neredeyse doğru soğuklukta getiren mekan yok gibi. Şu işi doğru yapsalar en az sattıklarının beş katı bira satacaklarına hiç şüphem yok.

Sahilde biralarımızı yudumlarken bir yandan da fotoğraf çekiyoruz.

Akşam yemeğe oturuyoruz. Bir Yunan sofrasında olması gereken tüm klasikleri söylüyoruz. Önce hafiften geyik bir muhabbet dönüyor. Daha sonra ouzo’nun da etkisiyle derin konulara dalıyoruz. Zaten hepimizde bolca malzeme birikmiş. Bir yandan da gözümüz sürekli yarın Bansko’da havanın nasıl olacağına dair telefonlarda. Hala tüm uygulamalar şiddetli yağış gösteriyor. Serkan kayak icin de Bansko’ya gittiğinden bildiği bir web sayfasıdan kamera görüntülerine bakıyor. Kamera görüntülerinde bir sıkıntı yok gibi. Sanırım yarın anlayacağız neler olup biteceğini.

Güzel bir yemek ve muhabbetten sonra dinlenmek icin odalarımıza geri döndük.

Ertesi sabah kahvaltıda buluştuk. Otelin kahvaltısı fena sayılmazdı. Daha sonra biraz gezmek için dışarı çıktık. Otelin önünde Serkan’ı beklerken motorlara sadece kasklı sürücülerin binmediğini de görmüş oldum:)

Kavala’da old town’u gezmeye karar verdik. Daha önce bir kaç kez Kavala’ya gelmiş olmama ragmen hiç old town’a girmemiştim. Burası daha çok bir geçiş yeri gibi konumlandı bizim için. Ama çok şey kaçırdığımı anladım. Çok güzel ve sevimli sokakları olan güzel bir bölgeymiş.

Bu arada bir kafede oturup bir kahve içtik.

Daha sonra Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evini ziyaret ettik. Kendisi Osmanlı Paşasıyken Mısır’a atanmış ve orada krallığını ilan ederek uzun yıllar Misir’a hükmetmiş.

Güzel bir kafede daha oturup bir kahve ve meyve suyu içtikten sonra çıkış yapmak üzere otele döndük. Dün Kavala’ya girerken gördüğüm müthiş manzaranın fotoğraflarını çekmek istediğimi söyledim. Normalde o sıcak havada herkesin itiraz etmesi gerekirken dünkü hayatı yavaş yaşamak konulu tartışmadan sonra pek itiraz gelmedi. Bu arada hala Bansko yağmurlu gösterdiği için mont ve pantolonların içliklerini giyerek yola çıktık. dolayısyla Kavala’nın sıcağını fazlasıyla hissediyorduk.

 

Be First to Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *